being john rambo
Küçüktüm, ufacıktım. Daha vahşetin "v" sini bilmezdim. İşte o anda hayatıma bir kan gölü gibi girdi John Rambo. Kendisinin yaptıklarını izlerken nutkum tutulup, öylecene kalakalmıştım. Vietnam’ı bir kez yetmeyip iki kere birbirine katan bu futursuz kahraman daha sonra da Afganistan’da kontrolsüz güç olarak devreye girdi. Yapmadığı kalmayan bu kaslı adam daha sonra sessiz ve de sakin bir hayat seçmişti. Fakat geçen gün internette gördüğüm bir video ile anladım ki bu kas deposu yağlı görünümlü vahşi ve de çılgın adam aktif hayata geri dönmüş. Peki John Rambo kimdir? Neden bu kadar vahşidir? Nedir bu dehşetin arkasındaki sır…
John Rambo, 6 Temmuz 1947 yılında Bowie Arizona da gözlerini bu sakin dünyaya açmıştır. Küçükken her çocuk gibi okula gitmiş. Öğretmenleri tarafından başarılı bir öğrenci olarak tanımlanmış hep… Daha sonra liseyi de Arizona’da okuyan John, biraz adam olsun, düzene girsin diye ailesi tarafından 6 Ağustos 1964 yılında Amerikan Ordusuna yazılmıştır. Burada içinde seneler boyu sakladığı canavarı dışarı püskürtme şansına sahip olan John, komutanları tarafından hemen farkedilmiştir. Bir komutanı onun bu inanılmaz yeteneklerini savaş ortamında da kullanması gerektiğini düşünüp, onu 1966 yılında Vietnam savaşında güney Vietnama yerleştirmiştir. 1967 de "Ben biraz daha okicam" isteğiyle Amerikaya geri dönen John burada Fort Bragg, Kuzey Carolina de Özel Tim eğitimi almaya başlamıştır. 1969da burda da diplomasını alan John Rambo artık tam bir öldürme makinası olmuştur. Hmen Vietnama geri gönderilern John burada pek çok kan akıtmış ve de can almıştır. 1971de ise istenmeyen olaylar olmuş, zavallı Rambo Vietnamlıların eline düşmüştür. Günler hatta haftalar süren işkencelere maruz kalan John, bir kelime konuşmamış,elektirk olsun kerpeten olsun banamısın dememiştir. Buradan allemkallem edip 1972de kaçan John, Amerika’ya dönmüştür. Ama üvey komutanı onu geri Vietnama yollamıştır. 1974e kadar Vietnam’da bol bol adam öldüren John, savaş bitince evine, Amerikaya dönmüştür. Ama geri döndüğünde veteran askerleri kimsenin sevmediğini öğrenen John, depresyona girer ve de aptal saptal işlee bulaşır. Serseri gibi etrafta dolaşırken birgün Colonel Trautman tarafından kol kanat gerilir ve de eski kaslı kanlı hatayını geri kazanır. Bundan gurur duyan Colonel Trautman onu bir çırpıda Veitnama geri gönderir. Amacı Amerikalı tutsakları bulmaktır. Ama onları bulana kadar Vietnam nüfusunun %75ini elden geçiren Rambo eve dönerken öğrenirki Colonel Trautman Ruslar tarafından Afganistanda kaçırılmıştır. Dehşete kapılan John, hazır yakınken hemen Vietnamdan Afganistana geçer ve de hain Rusları alt etmek için çalışır çabalar. Tanklarla, helikopterlerle dövüşen Rambo, Afganistanda da kandan bir gölet oluşturup sessiz sakin hayatına Bangkok’da geri döner. Kısaca John Rambo budur.
Ama gene birileri gelir Rambo’yu gaza getirir ve de Burma devleti ordusunu toz duman etmeye karar verir… Ve de yeni ve şimdiye kadarki en kontrolsüz vahşet şimdi başlar. Tokadıyla kafa kopartan, uçaksavarlarla 3 metreden ateş eden, ok ile balık avlayan, parmaklarıyla bademcik söken, karınları deşen biri haline gelir Rambo…
Peki bu kontrolsüz vahşet nereden gelmektedir? Çocukluğunda yaşadığı post tramvatik fetüs şaşkınlığımıdır bu? Yoksa sağlık bakanlığı tarafından yanlış ilaçlarla beslenip mi bu hale gelmiştir? Araştırmalarıma devam edeceğim…

eişte bunun bi amarikada bi kasabaya gelip bütün poliz moliz herşeyin amına goyduu filim vardı ilk kan mıydı o yoksa 3.sü müydü neydi.
Comment by nix. — May 24, 2007 @ 7:43 pm
bi kaç anektod daha geçeyim ek olarak. Hayatındaki en önemli varlıklar 1. Allah 2. Uche 3. Cengiz Kurtoğlu’dur. En önemli operasyonu 2002 senesinde ali samiyende 1 gün reklam panosunun içinde saklanıp maç öncesinde elinde bıçakla Fener bayrağı dikmesidir. Yok bu başka ramboydu…
Comment by two-headed boy — May 24, 2007 @ 8:42 pm